|
İnci
kefalı dünyada sadece Van Gölü’nde
yaşayan endemik bir türdür. Aslında
içsularımızda bir çok üyesi
bulunan sazangiller familyası üyesi
olan bu balık, ortalama
19.5 cm
boya,
80 g
ağırlığa sahip olup, Türkiye içsu
balıkları içinde en çok avlanan türdür
(DİE, 2002). Balık Van Gölü’nün
tuzlu-sodalı sularında yaşamasına
rağmen, gölün tuzlu-sodalı suları
üremesine imkan vermediğinden üreme
döneminde büyük sürüler oluşturarak
akarsulara göç etmektedir.
Geleneksel olarak eskiden beri üreme
göçü esnasında avlanmaya ve
tuzlanarak tüketilmeye alışılmış
olmasından, zamanla üreme döneminde
yapılan yanlış avcılık inci kefalı
populasyonunu tehdit eder boyuta ulaşmıştır.
1997 yılında ortaya konulan araştırma
sonuçlarına göre, üreme dönemi
balıkçılığının önlenmesi ve
inci kefalının sürdürülebilir bir
balıkçılık yönetimine kavuşturulması
bir zorunluluk olarak ortaya çıkmıştır
(Sarı, 1997). Bu zorunluluktan
hareketle yerel halkın ve yöneticilerin
de katılımı ile oluşturulan
alternatif balıkçılık yönetim
modeli uygulanmaya başlanmış,
eksikleri ile birlikte önemli aşamalar
kaydedilmiştir. Bu uygulamalar esnasında
UNDP-GEF/SGP’den alınan
desteklerle, üreme dönemi balıkçılığı
yapan köylüler için alternatif geçim
kaynakları belirlenmeye çalışılmış,
balıkçılar doğru balıkçılığın
faydaları-yanlış balıkçılığın
zararları konusunda eğitilmiş, doğanın
bir bütün olarak korunmasına yönelik
eğitim materyalleri hazırlanmış,
balıkçı köylerinin sosyal, kültürel,
ekonomik ve geleneksel yapıları
belirlenmiş, yerel halkın alternatif
geçim kaynaklarına yaklaşımı
ortaya konulmuş, sürdürülemez tüketim
alışkanlıklarının değiştirilmesine
ilişkin özellikle kadın ve çocuklara
yönelik eğitim materyalleri geliştirilerek
eğitimler verilmiştir. Yine UNDP-GEF/SGP
desteği ile yürütülen projeye
paralel olarak KOSGEB desteğinde Van
Ticaret Borsası ile birlikte tuzlu
balık ve konserve balık üretimleri
gerçekleştirilerek “sürdürülebilir
tüketim alışkanlıkları”nı yaygınlaştırmak
için “doğadan sofraya inci kefalı”
isimli bir kitapçık basılarak bölgede
dağıtılmıştır (Sarı 2003, Sarı
2005a). Diğer taraftan kurulacak bir
balık tuzlama atölyesi veya balık
konserve tesisi için genel bir
fizibilite hazırlanarak yatırımcılara
sunulmuştur (Sarı ve ark. 2005).
Projenin birinci evresinde balıkçı
köylerinin sosyal, kültürel,
ekonomik ve geleneksel yapısını
ortaya çıkarmak amacıyla yapılan
çalışmalarla
çok önemli ip uçları
yakalanmıştır. Üreme dönemi balıkçılığında
bazı köylerde halen devam eden ısrarın
aslında, balıkçılıkta ısrardan
daha çok “her türlü değişime
direnç”ten kaynaklandığı
sonucuna varılmıştır. Üreme dönemi
balıkçılığının önlenebilmesi için
bu değişime olan direncin öncelikle
zayıflatılması gerektiği de yine
ulaşılan sonuçlardan birisidir. Diğer
taraftan geleneksel yapı içersinde
inci kefalının ve gölün yerinin çok
sınırlı olduğu, bunun temel
sebebinin ise en son 1915’de bölgede
yaşanan yoğun nüfus değişimi
sonucu, bu gün göl çevresinde yaşayan
insanların en fazla 100 yıllık bir
geçmişe sahip oldukları sonuçları
inci kefalının korunmasında bundan
sonra yapılacak çalışmalara yön göstermektedir.
Zira yapılan geleneksel yapı ve
folklor araştırması kapsamında
inci kefalı ve göl ile ilgili masal,
ninni, öykü, söylence vb gibi
folklorik değerlere neredeyse hiç
rastlanmamıştır. Bir balıkçının
Van Gölü’nün oluşumuna ilişkin
anlattığı bir söylence dışında
halkın geleneksel kültürü içinde
balık ve göl neredeyse hiç yoktur
(Sarı 2005b).
Bu yüzden projenin ikinci evresinde
bir taraftan sürdürülebilir geçim
kaynağı olarak ortaya çıkan geçim
kaynaklarının eğitim yoluyla tanıtılması
ve gerekli altyapının hazırlanması
hedeflenirken, diğer taraftan sürdürülebilir
tüketim alışkanlıklarını yaygınlaştırmak
üzere eğitim çalışmalarına devam
etmek ve yeni tüketim şekillerini
tanıtmak hedeflenmiştir.
|